ANKİLOZAN
  Osteoporoz
 

 

 

 

 

Osteoporoz; 


kemik miktarında  azalma ve kalitesindeki bozulma  nedeniyle  ve kemiklerin zayıflaması ve  kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalıktır.

Osteoporoz dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığıdır. Osteoporoza bağlı kemik  kırıkları giderek önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir.

Osteoporoz çoğu kez farkına varılmadan ilerleyen bir hastalıktır. Yaygın bir deyişle ‘Osteoporoz kemikleri çalan sessiz hırsızdır!’ Bu tanımlama osteoporozun kırıklar oluşuncaya kadar hastayı hekime götürecek kadar belirgin bir ağrı oluşturmaması nedeniyle yapılmaktadır. Osteoporoz hastalığı yaygın ağrı yapmaz.

3. Kemik yoğunluğu  testinde riskli değerler nelerdir ? 

Genelikle insanlar  'benim yüzde 30, yüzde 50 kaybım var'  gibi bazı tanımlamalar yaparlar. Ancak biz hastaları bu şekilde değerlendirmiyoruz. Bu testte T ve Z diye iki tane skor vardır. Z skoru, hastanın kendi yaş grubundaki sağlıklı bireylerin kemik yoğunluğuyla yapılan karşılaştırmadır. T skoru ise genç erişkin kemiklerine göre yapılan kıyaslamadır. Diyelim ben 50 yaşında, osteoporoz şüphesi yaşayan biriyim. Kemik yoğunluğum 50 yaşında sağlıklı birinin kemik yoğunluğu ile karşılaştırılıyosa bu Z skoru , 25 yaşında birinin  değeriyle kıyaslanıyosa bu da T skorudur. İnsanın kendi yaş grubuyla karşılaştırılması  daha mantıklıymış gibi geliyor. Ancak 1993'den bu yana Dünya Sağlık Örgütü değerlendirmenin T skoru ile olması gerektiğini savunuyor. T skorunun normal değeri sıfırdır. Fakat biz sıfırın bir değer üstü (+1) ve altını da  (-1) normal kabul ediyoruz . T skoru (- 1 ) ile (- 2,5) arasında ise düşük kemik yoğunluğu diyoruz . Bu değerler osteoporoz tedavisini gerektirmez ancak korunma önlemlerinin mutlaka alıınmasını gerektirir. Sonuçların (- 2,5) 'un altında olması, osteoporoz tanısını  ve ilaç tedavisini zorunlu kılar. Hastanın birde omur kırığı varsa, o zaman biz bu duruma yerleşik osteoporoz tanımını uygun görürüz.

Bu test hastaların kemik mineral yoğunluğunu ölçer. Böylece gelecekteki kırık riski tahmin edilebilir.

2. Kemik yoğunluğu testi nedir ?
 
Bu test hastaların kemik mineral yoğunluğunu ölçer. Böylece gelecekteki kırık riski tahmin edilebilir.

1- Osteoporoz riski olan, tedavi edilmemiş hastalardaki kemik mineral yoğunluğunu öğrenmek.

2- Osteoporoz kuşkusu olan kişilerde kemik kayıp hızlarını gözlemek ve tedaviye gerek olup olmadığını karar vermek.

3- Tiroid hastalıkları, kortizon kulanımı gibi kemik kaybına neden olan durumlarda.

4- Osteoporoz için uygulanan tedavilerin  etkinliğini belirlemek için kullanılır.İlk belirtisi, hafif bir düşme ya da çarpmadan sonra bir kemiğin kırılması olabilir. Osteoporoz daha çok omurga, el bileği ve kalçada kırıklara yol açmaktadır. Ancak çok önemli bir ipucu kendinizde fark ettiğiniz   "Boy kısalması" dır. Osteoporozlu bir kadının boyu,  yaşamı boyunca 15 cm kadar kısalabilir!  Bunun nedeni omurlardaki çökme kırıklarıdır. Belli bir yaştan sonra ortaya çıkan kamburluk da omurgadan kemik kaybedildiğinin bir göstergesidir.

Kemik yapısı yaşla birlikte nasıl değişir?
Sağlıklı kemik, güçlü, esnek, canlı, yaşam boyunca yenilenen bir dokudur. İskelet yaşam boyunca enine,boyuna ve kütlesel olarak büyür. Özellikle osteoporoz açısından kemiğin kütlesel olarak artması önemlidir. Burada karşımıza doruk kemik kütlesi kavramı çıkıyor.

Doruk Kemik Kütlesi: Kişinin yaşamı boyunca sahip olduğu en yüksek kemik kütlesi düzeyidir. Bunu kemik hazinemiz olarak düşünebiliriz. Kemik hazinemiz doğumdan başlayarak otuzlu yaşlarımıza kadar artar. Bu artışta çocukluk ve ergenlik çağı çok önemlidir. Adölesan çağı denilen 9-17 yaşları  arasındaki dönem doruk kemik kütlesini arttırmak için çok önemlidir. Çünkü kemik hazinemizde ne kadar çok kemik biriktirirsek yaşlılıkta uğrayacağımız kemik kaybını o kadar  az zararla karşılayabiliriz. Bunun için ne yapabiliriz? Öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki doruk kemik kütlemiz %75 gibi çok büyük bir  oranda genetik faktörlerle oluşmaktadır. Bir diğer deyişle  kemiğimiz  de aileden kalıtımsal olarak geliyor. Ancak bize de yapacak çok iş düşüyor. Kemik hazinemizi çoğaltmak için:  doğru beslenme ve yeterli fiziksel aktivite.

Kemik hazinemiz  30-40 yaşlarında doruk noktasına ulaşır. Bu yaşlardan başlayarak, kemik kütlesi yavaş yavaş azalmaya başlar. Yani artık kemik hazinemizden harcamaya başlıyoruz. Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan bu kayıp yılda ortalama %1’dir. Kadınlar yaşamları boyunca, kemik kütlelerinin %30-40’ını, erkekler ise %20-30’unu kaybederler.

Kadınlarda kemik yapısının zayıflaması daha hızlıdır. Kadınlarda, özellikle menopozdan sonra görülen hızlı  kemik kaybı, kemik yapısının zayıflamasına ve osteoporozun ortaya çıkmasına neden olabilir.  Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Çünkü, kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir. Üstelik, menopozu takip eden beş yıl içinde hızlı bir şekilde kemik kaybederler. Menopozda östrojen düzeyi düşerek kemik kaybının hızlanmasına neden olur. Ancak osteoporoz kesinlikle bir kadın hastalığı değildir. Erkeklerde de görülmekle beraber kadınlardan yaklaşık bir on yıl kadar daha geç ortaya çıkmaktadır.

 

Uluslararası Osteoporoz Vakfı tarafından hazırlanan "1 Dakikalık Osteoporoz Risk Testi" ne katılın:

1- Anne veya babanızda basit bir zorlanma veya hafif bir düşme sonrasında kalça kırığı oldu mu?

2- Sizde basit bir zorlanma veya hafif bir düşme sonrasında kalça kırığı oldu mu?

3- Üç aydan uzun bir süre kortizon içeren ilaç kullandınız mı ?

4- Boyunuzda 3 santimetreden fazla kısalma oldu mu ?

5- Fazla miktarda alkol tüketiyor musunuz ?

6- Günde 20' den fazla sigara içiyor musunuz ?

7- Sık olarak diare-ishal sorununuz oluyor mu? (Çölyak veya Crohn hastası mısınız ?)

Kadınlar için;
8- Menopoza 45 yaşından önce mi girdiniz ?

9- Regl düzeniniz 12 ay süre ile aksadı, kesintiye uğradı mı ?

Erkekler için;
10- Testosteron seviyesinde azalmaya bağlı impotans veya libido kaybınız oldu mu ?

Eğer bu sorulardan birine yanıtınız "Evet" ise Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanına başvurunuz.


 

Osteoporoz tanısı kemik yoğunluğu ölçümü ile konulmaktadır. Kan ve idrar tahlilleri tanıya yardımcı olmaktadır. Ancak doktorunuz gerek görürse, hastalığınızın ayırıcı tanısını yapmak (kemik kaybınızın nedenini araştırmak) için başka tetkikler de isteyebilir.

Kemik yoğunluğu  ölçümü kişinin kırık riskini göstermektedir. Kemik yoğunluğu ölçümü mutlaka hekimin değerlendirmesi gereken ve osteoporozla  ilgili diğer risk faktörlerinin de göz önünde bulundurularak kullanıldığı bir tetkiktir. Kişinin kırık riskini belirlemede ve tedavinin planlanmasında  kemik yoğunluğu tek başına bir anlam ifade etmez. 

Kemik yoğunluğunu ne sıklıkta ölçtürelim?
Doktorunuz aksini önermedikçe, kemik yoğunluğu ölçümünün 1 veya 2 yıllık aralarla yapılması yeterlidir. Genellikle osteoporoz tedavisi gören hastalarda, tedavinin izlenmesi yönünden yıllık kemik ölçümleri önerilmektedir.

Kimler kemik Ölçümü Yaptırmalı?
- 65 yaşın altındaki kadınlar ve 70 yaşın altındaki erkeklerden osteoporoz risk faktörlerinden birini taşıyanlar
- 65 yaşın üzerindeki kadınlar ve 70 yaşın üzerindeki erkekler
- Hafif bir çarpmayla kemiği kırılanlar
- Hormon tedavisi görenler
- Kortizon tedavisi görenler

 

Hareketlilik ve egzersiz kemiklerinizi güçlendirir, ayrıca vücudumuza  denge, koordinasyon ve esneklik kazandırır, düşmelerden korunmanızı sağlar. Egzersiz, kemik yapımının uyarılmasına yardımcı olur, kalsiyumun kemiğe yerleşmesini kolaylaştırır, kasları güçlendirir, duruşun düzelmesini sağlar, vücut şeklinin bozulmasını ve şişmanlığı önler.

Osteoporoz için en faydalı egzersizler kişinin kendi vücut ağırlığıyla ve yerçekimine karşı yapılan egzersizlerdir.

Yürüyüş
Haftada en az 3 kez yapılacak hızlı yürüyüş kemiklerinizi korumak için faydalıdır. Her gün ya da haftada 3-4 kez, en az 15-20 dakika arası yürüyüş önerilir. Önce 5 dakikalık yürüyüşlerle başlanır ve her gün bir dakika artırılarak kişiye uygun ideal egzersiz seviyesine ulaşılır. Açık havada yürüyüş, güneş ışınlarının  deride D vitamini oluşumuna yardımcı olmasını sağlar.

Yüzme
Yüzme su içinde yapılan bir aktivite olduğu için kemik yoğunluğunu arttırmada etkili değildir. Ancak kişinin kasları arasındaki koordinasyonu sağlaması, postür ve denge üzerinde olumlu etkiler yapması nedeniyle önerilen bir spor aktivitesidir. 

Yoga
Yoga vücudun esnekliğini artttırması, postürün iyileştirilmesi, osteoporozun bir sonucu olan kamburluğun önlenmesi ve kişinin omurgasını kontrol etmesi yönünden önerilen bir aktivitedir.

Dans
Dans yerçekimine karşı yapılan ritmik hareketleri içeren bir aktivite olduğundan kemikler için oldukça faydalıdır. Grup halinde yapılan dans çalışmaları kişinin motivasyonunu arttırır, sosyal katılımını sağlar ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler yapar.

Kas Kuvvetinin Arttırılması
Osteoporozda kas kuvvetinin arttırılması hem kemik yoğunluğunu arttırmak yönünden hem de düşmeleri önlemek yönünden çok önemlidir. Kas kuvvetini arttırmak için çeşitli kas gruplarında ağırlıkla yapılan çalışmalar önerilmektedir.

Osteoporozda, ayrıca sırt germe, gevşeme, duruş ve denge egzersizleri ile solunum egzersizleri önerilmektedir.

Tüm bu fiziksel aktivitelerin doktor önerisi ve kontrolünde yapılması gerektiği unutulmamalıdır!
Kemiklerimizin gelişmesi ve korunmasında beslenmenin çok önemli rolü vardır. Uygun bir beslenme programı ile osteoporoz riski büyük ölçüde azaltılabilir. Beslenme düzeninizde küçük değişiklikler yaparak  gelecekteki kırıkları önleme yönünde uzun bir yol alabilirsiniz.

Kalsiyum bakımından zengin bir beslenme önemlidir, ancak bunun yanında dikkat edilecek başka faktörler de vardır: Yetersiz D vitamini alınması, proteinin ve sodyumun fazla miktarda alınması, yetersiz çinko, florid alınması, B, C ve K vitamin yetersizliği, aşırı kahve ve alkol tüketimi bunlar arasındadır.

 
   
 

Kalsiyum
Kalsiyum (Ca) ihtiyacı yaşam süreci içinde değişkenlik gösterir. İskeletin hızla büyümekte olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, gebelik ve emzirme sırasında vücudun kalsiyum ihtiyacı daha fazladır. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların ve yaşlı erkeklerin  daha fazla kalsiyuma ihtiyaçları vardır. Eğer yeterli kalsiyum alınmazsa vücudumuz bu ihtiyacını en büyük kalsiyum deposu olan kemiklerden karşılayacaktır. Bu da osteoporoza davetiye çıkarmak anlamına gelir.

Süt; yoğurt, peynir ve dondurma gibi yağ oranı düşük  süt ürünleri; brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler; baklagiller, fındık, pekmez, deniz ürünleri, badem, portakal suyu, tahıllar ve ekmekler zengin kalsiyum kaynaklarıdır. Tüm erişkinlerin günde yarım litre süte eşdeğer miktarda kalsiyum alması önerilir.
 
Günde ne kadar kalsiyum almalıyız?
Aşağıdaki tabloda her yaş grubu için değişen kalsiyum ihtiyacı ve günlük alınması gereken kalsiyum miktarı görülmektedir.

Yaş                                         mg/gün
1-3                                          500
4-8                                          800
9-18                                        1300
19-50                                      1000
51 ve üstü                                1200
Gebe olan veya emzirenler         1200 - 1500

Hangi besin ne kadar kalsiyum içerir?
Aşağıda bazı gıdaların 100 gr’daki kalsiyum miktarları gösterilmiştir.

Süt ürünleri
Yağlı Süt (1 su b.) 291 mg
Yağsız süt 245 mg
Ayran 280 mg
Yoğurt 350 mg
Beyaz peynir 200 mg
Kaşar peyniri 204 mg
Puding (1/2 kap) 146 mg
Dondurma (1/2 kap) 118 mg
Lor peyniri (1/2 kap) 77 mg
Tereyağı 300 mg

Meyvalar
Armut 13 mg
Muz 100 mg
Kayısı 35 mg
Karpuz 50 mg
İncir 186 mg
Portakal 60 mg
Kivi 100 mg
Limon 50 mg
Badem 254 mg
Ceviz 83 mg
Fındık 230 mg
Üzüm (taze) 17 mg
Üzüm (kuru) 78 mg
Erik (taze) 17 mg
Erik (kuru) 54 mg 

Sebzeler
Ispanak 125 mg
Kereviz 43 mg
Asma yaprağı 392 mg
Taze soğan 51 mg
Marul 80 mg
Patates 11 mg
Lahana 116 mg
Havuç 40 mg
Bamya 92 mg
Nohut 92 mg
Bezelye 52 mg
Domates 15 mg
Patlıcan 11 mg
Soya Fasülye 220 mg

Tahıllar
Ekmek (bir dilim) 30 mg
Tarhana 600 mg
Mercimek 59 mg
Pirinç 24 mg
Bulgur 40 mg
Nohut 100 mg
Fasulye 144 mg

Etler ve yumurta
Yumurta 56 mg
Dana eti 11 mg
Koyun-kuzu 9 mg
Somon balığı 260 mg
Sardalya balığı 300 mg
Tatlı bu balığı 150 mg

Tatlılar
Pekmez 400 mg
Çikolota 200 mg
Tahin helvası 91 mg
Reçel 20 mg







Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: S.Tunalı, 12.07.2012, 11:14 (UTC):
T-SKORU-3,04 FEMUR BOYUN tanısı kondu 1 yıl raporlu ilaca başladım, her an kırılma riski taşıyormuyum.ilacın etkisi kısa zamanda olurmu.tşekkür ederim

Yorumu gönderen: cazibe evrensel, 29.11.2010, 19:34 (UTC):
bayram günü ayağımı sakatladım uzunca bir müddet geçti iyileşmedi (evde yalnız olduğum ve apartmandada bayram nedeniyle hiç komşu kalmadığı için sağlık yerlerine ulaşma cesareti gösterememiştim. ) ve yapılan kemik ölçümü sonucu yüksek derecede osteoporoz olduğum anlaşıldı. 54 yaşındayım boy 1.61 den 1.56 ya inmiş. ve uyumuşum şu ana kadar ben şüphelenen şahıslara aman dikkat diyorum
not:epilepsi hastasıyım anti epileptik ilaçları 20 yıldır kullanmaktayım
3 büyük ameliyat geçirdim kortizon yüklendi ve buradan okuduklarımla öğrenmiş bulunuyorumki etki ediyorlarmış.

saygılar

Yorumu gönderen: S.Çatalkaya, 15.10.2008, 07:16 (UTC):
İlk defa kemik ölçümü yaptırdım,yalın anlatımınız sayesinde detaylı bilgi sahibi oldum.Teşekkürler

Yorumu gönderen: gamze öz, 12.04.2008, 12:27 (UTC):
çok güzel bir site tam açıklayıcılığıyla bilgiler verilmiş:)

Yorumu gönderen: yılmaz yalçınsoy, 03.04.2008, 19:21 (UTC):
sayın gürsel sunguroğlu, geçmiş olsun. Kemik mineral yoğunluğu ölçümü,femur kemiği,kol kemiği ve omurga kemiklerinde yapılmaktadır.Her bölgede T-skor ve Z-skor değerleri farklılıklar gösterir. Ölçüm raporunda bu skorların normal değerleri de mevcuttur. Ayrıca doktorunuz da size bilgi verebilir. Sağlıcakla kalınız.

Yorumu gönderen: gürsel sunguroglu, 02.04.2008, 14:47 (UTC):
ben dün (KEMİK MİNERAL YOGUNLUGU ) ölçümü yaptırdım.
sitenizde ,68 yaşındaki bir kadının normal degerleri ne olmalı ? nın cevabinı aradım





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
  Bugün 14 ziyaretçi (35 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=